Young modülü ya da diğer adıyla elastisite modülü, malzemelerin elastik deformasyona karşı direncini ölçen bir yöntem olarak tanımlanabilmektedir. Bu yöntem ile birlikte gerilme ile birim deformasyon arasındaki oran hesaplanabilmektedir. Bir diğer tabirle birim alana düşen kuvvet olarak tanımlanan gerilimin, malzemenin uzunluğundaki değişimin başlangıç uzunluğuna oranı ile hesaplanan birim deformasyonuna bölünmesi ile elastisite modülü hesaplanmaktadır. Carbonier olarak bu yazımızda elastisite hakkında detaylı bilgi vererek betonun elastisite modülüne değineceğiz.
Hooke kanunu ile elastisite arasında bir ilişki mevcuttur. Hooke kanunu, malzemelerin elastik deformasyon bölgelerindeki gerilim ve birim deformasyon arasındaki doğrusal ilişkiyi açıklamak üzere ortaya atılmıştır. Kanunun içeriğine bakıldığında elastik sınırlar dahilinde gerilme ile birim deformasyon arasında doğrusal bir ilişki olduğu görülmektedir. Bu orantının katsayısı ise elastisite modülü olarak tanımlanmaktadır.
Elastisitenin birimi birden fazladır. Bu modülün birimi Pascal (Pa) olabileceği gibi Newton/metrekare (N/m²) şeklinde de ifade edilebilir. Ayrıca daha büyük değerlerle ifade edilmek istendiğinde birimi Gigapascal (GPa) veya Megapascal (MPa) şeklinde söylenebilmektedir. Örneğin çelik elastisite modülüne bakılmak istendiğinde değerin genellikle 210 GPa şeklinde olacağı görülecektir.
Çeşitli mühendislik çalışmaları için elastisite modülü tablosu önem arz etmektedir. Aynı zamanda tasarım çalışmaları için de önemlidir. Elastisitenin sağladığı yararları aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür:
Elastisitenin artması ise ilgili malzemenin elastik deformasyona karşı direncinin arttığını göstermektedir. Bu durumun faydalarını ise şu şekilde sıralamak mümkündür:
Çelik, özellikle elastiyetik özelliklere sahip olması ve yüksek mukavemeti nedeniyle özellikle inşaat sektöründe sıkça kullanılan bir malzemedir. Çeliğin elastisite modülüne bakıldığında genellikle 210 GPa (Gigapascal) civarında olduğu görülmektedir. Bu değerden yola çıkılarak çeliğin büyük yükler altında dahi en minimum düzeyde deformasyona uğrayacağını söylemek doğru olacaktır. Dolayısıyla sıkça tercih edilen bir malzemedir.
Beton kompozit bir maddedir. Betonun elastisitesi incelendiğinde bu durumun betonun bileşenleri ve karışım oranlarına göre değişiklik gösterdiği söylenebilir. Ancak betonların ortalama olarak genellikle 25-40 GPa arasında bir elastisite modülüne sahip olacağı söylenebilir. İlgili süreçte betonun elastisitesinin çelikten daha az olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla aynı yük altında betondaki deformasyonun çelikten daha fazla olacağı öngörülmektedir.
Betonun elastisitesini arttırmanın ise çeşitli yöntemleri mevcuttur. Bunlardan ilki karbon fiber beton donatı katkısı gibi beton donatı katkılarıdır. Çeşitli alanlarda erken çatlama ve mukavemet kazanımı için özel olarak üretilen bu karbon elyaf katkıları kullanılmaktadır. Bahse konu özel elyaflar, çatlak oluşumunu engelleyici özelliklere sahiptir ve mukavemeti artırır. Ayrıca %100 alkali dayanımına sahip yapısı sayesinde korozyona uğramazlar. Söz konusu özellikler, betonun elastisitesini de olumlu yönde etkiler.
Bazalt elyaf beton donatı katkıları, yapı sektöründe öne çıkan malzemelerden biridir. Çeşitli yapılarda erken çatlama ve dayanıklılık kazanımını artırmak amacıyla özel olarak üretilmiş bazalt elyaf katkıları kullanılır. Bu katkılar, özel yapıları sayesinde çatlak oluşumunu önlerken, %100 alkali dayanımı ile korozyona karşı direnç sağlar. Yüksek performansları sayesinde de elastisiteyi artırarak karışım içinde homojen şekilde dağıtır. Böylece harcın elastikiyeti artar. Bu katkı maddelerine ve içerikleri ile birlikte kullanım alanları için Carbonier’e ulaşabilirsiniz. Böylece sürece dair merak ettiğiniz gerekli tüm bilgileri alabilirsiniz.
Yapılarda betonun elastisite modülünü etkileyen birden fazla faktör bulunmaktadır. Bunları şu şekilde sıralamak mümkündür.
Günümüzde elastisite modülünün hesaplanması laboratuvar ortamında gerçekleştirilmektedir. Bu işlemlerde kullanılan elastisite modülü formülü aşağıdaki gibidir:
Gerilme, bir malzemeye uygulanan kuvvetin, malzemenin kesit alanına bölünmesiyle elde edilir. Birim uzama ise malzemenin orijinal uzunluğuna göre uzama miktarının oranıdır. Ayrıca elastisite modülü hesabı, çekme ve basınç testleri yardımıyla belirlenebilmektedir. Yapılan testler sırasıyla aşağıdaki adımlar izlenerek gerçekleştirilmektedir:
Önceki yazımıza https://www.carbonier.com/blog/yesil-binalarin-olusturulmasinda-surdurulebilir-insaat-malzemelerin-rolu linkinden ulaşabilirsiniz.
© Copyright Carbonier. Tüm hakları saklıdır.