Tarihî yapıların aslını bozmadan onarılması ve yenilenmesi tarihi eser restorasyonu olarak adlandırılır. Bir tarihî eserin yapısına uygun bir biçimde mümkün olduğunca az müdahale ile korunarak gerçekleştirilen projelerdir. Bu çalışmalar, profesyonel kişiler tarafından yapılmalıdır. Resmî prosedürlere göre restorasyonun yapılması ise bir diğer önemli konudur. Restorasyon sürecinde yapılacak olan herhangi bir değişiklik, restorasyonun ruhuna aykırıdır. Eserin bulunduğu dönemin incelenmesi ve buna uygun çalışmaların yapılması büyük önem arz eder. Bu nedenle çalışmaya başlamadan önce gerekli incelemelerin yapılması gerekir. Ardından ise tamir ve koruma aşamasına geçilir. Tarihî eser restorasyonu işlemlerinin hangi amaçlar doğrultusunda yapıldığı hakkında bilgi sahibi olmak isterseniz aşağıda yer alan listeye göz atabilirsiniz:
Restorasyon sürecinde ilgili tarihî eserin durumu son derece önemlidir. Yapıdaki hasar büyük ise müdahalenin kapsamı biraz daha genişleyebilir. Bazen ise yapının dokusunu değiştiren ekler kullanmak zorunlu hâle gelebilir.
Çok eski yıllardan günümüze kadar gelen tarihî yapılar, Türkiye ve dünya açısından büyük bir değerdir. Yapılar; tarihîn kültürel, sosyal ve ekonomik durumlarını gösteren belgelerdir. Doğal olarak tarihî eserlerin restore edilmesinin asıl amacı, sanatsal ve tarihî anlama değer taşıyan bir eserin korunmasıdır. Eserlerin korunarak gelecek nesillere aktarılması hem maddi hem de manevi anlamda son derece değerlidir. Tarihî eser restorasyonu için başlatılan süreçte çeşitli ilkelere uygun bir şekilde davranmak gerekir. Bu ilkeler, aşağıdaki şekilde sıralanabilir:
Restorasyon çalışmasında kanuna uygun bir şekilde ilerlemek de son derece önemli bir husustur. Söz konusu yapıya zarar verilmemeli ve doğru formda malzemeler kullanılmalıdır. İyi bir proje ve çalışma süreci gerçekleştiğinde uzmanlar tarafından tarihî eserlerin restorasyonu gerçekleştirilir. Böylece binlerce yıl öncesinden kalan yapılar, gelecek nesilleri tarihî bir ışık olarak aydınlatır.
Geçmişin izlerini günümüze taşıyan tarihi eser restorasyonu önemli bir süreçtir ve bu alanda görev alan uzmanlara "restoratör" denir. Restoratörler; mimarlık, mühendislik, sanat tarihi ve arkeoloji gibi farklı disiplinlerde eğitim almış profesyonellerdir. Onların görevi, tarihi yapıların orijinal halini koruyarak gelecek nesillere aktarmaktır. Restorasyon süreci, yapının detaylı incelenmesi, tarihi ve mimari özelliklerinin belgelenmesi ile başlar. Daha sonrasında yapının aslına uygun şekilde onarılmasını içerir.
Türkiye'de Rölöve ve Anıtlar Müdürlükleri tarihi eser restorasyonu konusunda önemli bir rol oynar. Bu müdürlükler, Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı olarak çalışır ve bakanlığa ait veya tahsisli olan taşınmaz kültür varlıklarının korunması ile ilgili proje ve restorasyon çalışmalarını yürütür. Restorasyon sürecinde, yapı denetim hizmetleri de bu müdürlükler tarafından gerçekleştirilir. Bu sayede tarihi eserlerin korunması ve restorasyonu, uzman kişiler ve kurumlar tarafından denetlenerek kültürel mirasın doğru bir şekilde korunması sağlanır.
Restorasyon çalışmaları başlamadan önce belirli konulara dikkat edilmesi gerekir. Sürecin başlaması için ilk olarak bir proje hazırlanmalıdır. Ardından ise gerekli izin başvuruları yapılmalıdır. Aşağıda yer alan maddelerde tarihî eser restorasyonuna başlamadan önce dikkat edilmesi gerekenleri adım adım görebilirsiniz:
Yukarıda yer alan aşamalardan sonra üniversitelerin ilgili bölümlerden mezun olan kişiler tarafından restorasyon çalışması gerçekleştirilir. Restorasyon çalışmalarında genellikle “güçlendirme işlemi” yapılmaktadır. Tüm bunların yanı sıra söz konusu eserin durumuna göre daha farklı tekniklerin uygulanması da mümkündür.
Restorasyon, geniş anlamda "aslını bozmadan onarmak" olarak tanımlanabilir. Tarihi eser restorasyonu teknikleri ise şunları içerir:
Kullanılan malzemeler, tarihî eserlerin restorasyonu ve güçlendirilmesi sırasında önem arz eder. Süreç için en önemli olan konu, ürünlerin geri alınabilmesidir. Teknolojinin getirdiği yenilikler sayesinde en iyi sistemler kullanılarak restorasyon işlemi yapılır. Bunun yanı sıra ilerleyen zamanda daha gelişmiş seçeneklerin ortaya çıkması da muhtemeldir. Tarihî eser koruma ve restorasyon elemanı için kullanılan malzemelerin epoksi ürün olmaması gerekir. Çünkü epoksi, geri dönüşüme izin vermez. İlerleyen dönemde ortaya çıkabilecek yeni çalışmalar için entegreyi zorlaştırır. Aynı zamanda epoksi malzemenin hava geçirgenliği de yoktur. Bu durum, tarihî eserlerin restorasyon aşamasında kullanılmaması gerektiğini gösterir. FCRM (Fiber Composite Reinforcement Materials) sistemleri ise tarihi eser restorasyonu ve güçlendirilmesinde kullanılan yenilikçi malzemeler arasında yer alır. FCRM sistemlerinde kullanılan başlıca malzemeler şunlardır:
Yukarıdaki malzemelerin kullanımı, tarihi eserlerin orijinal dokusuna ve estetiğine zarar vermeden, onları güçlendirme açısından önemlidir. Yukarıdaki ürünleri Carbonier güvencesiyle sitemizden satın alabilirsiniz.
Carbonier’in bu zamana kadar yapmış olduğu pek çok tarihî eser restorasyonu mevcuttur. İlgili eserler, doğru malzemeler kullanılarak güçlendirilmiş ve böylece gelecek nesiller için hazır bir hâle getirilmiştir. İşte o projeler:
Divriği Ulu Camii'nde ilk olarak kubbe güçlendirme işlemi için bir çalışma gerçekleştirildi. Bunun için öncelikle kubbenin ne durumda olduğu tespit edildi. İzinlerin alınmasının ardından ise restorasyon için proje hazırlık süreci başlatıldı. Yasal süreç tamamlandıktan sonra profesyoneller tarafından kubbe güçlendirme işlemi gerçekleştirildi. Bu aşamada doğru malzemelerin kullanılmasına özellikle dikkat edildi. FRCM malzemeler kullanılarak kubbelerin güçlendirilmesi sağlandı. Böylece uzun zaman önce inşa edilen Divriği Ulu Caminin kubbeleri aslına uygun bir biçimde güçlendirildi.
Yıldız Sarayı; 1880 yılında inşa edilen, Osmanlı Döneminden bugüne gelen bir yapıdır. Mimarı Raimondo D'Aronco olan bu eser, bir dönem II. Abdülhamit tarafından ana saray olarak kullanılmıştır. Bu tarihi eser restorasyonu işlemine başlamadan önce uzmanlar, sarayın durumunu inceledi. Ardından alınan izinler ve hazırlanan proje ile söz konusu çalışma başladı. Yıldız Sarayı için kolon güçlendirme işlemi yapıldı. Bu güçlendirme işlemi esnasında karbon malzeme kullanıldı. Böylece restorasyon işlemi, Yıldız Sarayı’nın orijinal hâline herhangi bir zarar vermeden başarıyla tamamlandı.
Mimar Sinan Üniversitesi Fındıklı Kampüsü için tarihî eser restorasyonu gerçekleştirildi. Kampüste yapılan çalışma, duvar güçlendirmesidir. Bunun için uygun malzemeler ve söz konusu eserin yapısının bozulmaması için FRCM sistem kullanılmıştır. FRCM sistem sayesinde Mimar Sinan Üniversitesi’nde yapılan bu çalışma, eserin daha sağlam bir yapıya kavuşmasına olanak sunmuştur.
Osmanlı’dan günümüze kadar gelmeyi başarmış olan Haydarpaşa Garı, İstanbul’un en önemli tarihî eser restorasyonlarından biridir. Yapının gar binası olarak kullanılması, 1870’li yıllara dayanmaktadır. 1906 - 1908 seneleri arasında İstanbul ve Bağdat demir yolunun başlangıcı olan bu gar, 1908 yılında hizmete sunulmuştur. Tarihî yapının korunması için ise çeşitli restorasyon çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Haydarpaşa Garı’nda tarihî eser restorasyonu için doğru sistemlere yer verilmiştir. Duvar, döşeme ve kolon güçlendirme çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Uygun bir restorasyon çalışması sayesinde Haydarpaşa Garı, ilk yapıldığı günden bu yana aynı kalmayı başarmıştır.
Önceki yazımıza https://www.carbonier.com/blog/frp-guclendirme-nedir linkinden ulaşabilirsiniz.
© Copyright Carbonier. Tüm hakları saklıdır.