Eski binaların yıkılmasının yanı sıra depremde yeni binaların da çökmesi insanlarda büyük tedirginlik yaratmaya başladı. Bunun en büyük nedeni, inşaat malzemeleri ve yapı teknolojilerinde yaşanan onca hızlı gelişmelere rağmen gerekliliklerin uygulanmamasıdır. Normal koşullarda yapının bulunduğu zeminin şartlarına uygunlukla projelendirilmiş ve sonrasında standartlara göre inşa edilmesi beklenir. Üretim esnasında kontrollerin yapılmaması veya binaya sonradan uygulanan müdahaleler, depremde yeni binaların dayanıklılığın azalmasına neden olabilir.
Deprem kuşağındaki bölgelerde “Yapı güvenliği nasıl sağlanır?” sorusu ele alındığında kalite kontrolü konusu öne çıkar. Bu aşamada Yapı Denetim Kanunu dikkate alınmalıdır. Söz konusu kanun kapsamında binaların imar planına, sağlık kurallarına ve standartlara uygunlukla inşa edilmesi hedeflenir. Böylece hem can hem de mal güvenliği koruma altına alınır. Uygun şekilde gerçekleştirilmeyen kalite kontrolü depremde yeni binalarda ağır hasarlara neden olabilir. Yapı denetim mevzuatı, yürürlükteki en ağır mevzuatlardan biri olarak büyük cezai yaptırımlara sahiptir. Yapı denetim kuruluşu tarafından gerçekleştirilen denetimleri içeren dosyanın bağımsız mühendisler ve kurumlarca incelenmesi ideal bir çözümdür. Şaibeli bir durumun varlığında yapı denetimle işbirliği halinde risk tespiti yapılması uygun olur.
Yapı malzemelerinin kalitesizliği, depremde yeni binaların yıkılmasının nedenleri arasında önemli bir yere sahiptir. Ülkemizde hem projeyi geliştirenler hem de konut sahibi olacaklar için yapı güvenliği çerçevesinde kalite ve güvenlik unsuru önceliklidir. Şiddetli depremlerde büyük kayıpların engellenmesi amacıyla depreme dayanıklı sağlam yapıların tercih edilmesi büyük önem taşımaktadır. Yapı inşası sırasında maliyet faktörü göz ardı edilmeden her zaman güvenli inşaat ve tasarım tekniklerine başvurulmalıdır.
Brüt beton yönteminde betonarme elemanlarına sıva ya da boya gibi makyaj işlemi uygulanmadığından yapısal elemanların kusursuz bir şekilde hayata geçirilmesi amaçlanmalıdır. Ayrıca çimentonun inşaat maliyetindeki payı %3 ile %3,5 arasındadır. Öyle ki çimento bir binanın güvenli şekilde hayata geçirilmesinde büyük öneme sahiptir. Kalitesiz ya da yetersiz oranda kullanılan malzemeler depremlerde büyük hasarlara yol açar.
Deprem hasarlarının yoğunluklu şekilde dikkat çektiği bölgeler, verimli olan tarım arazileri üzerine planlanmış şehirlerdir. Zayıf zemin koşulları ve sıvılaşma riski taşıyan bölgelerde yer alan 10-15 katlı ve esnek taşıyıcı sistemli yapılar, etkileri nedeniyle hasar almakta ve çökmektedir. Birçok zemin koşulunda yapı inşa etmek mümkün olsa da gerçekleştirilmesi gereken sorumluluklar nedeniyle depremde yeni binaların yıkılmaması için uygun zemin şartları tercih edilmelidir.
Hatasız bir projeyle hayata geçirilen inşaatta deprem yönetmeliği ve uygulama konusu son derece önemlidir. Özellikle “Deprem yönetmeliğine uygun inşaat nasıl yapılır?” sorusu depremde yeni binaların yıkılması sonucunda daha da önem kazanmıştır. Projenin saha ekibi, yapının doğru inşa edilebilmesi için tüm çalışmaları titizlikle yürütmelidir. Betonarme binalarda beton öncesinde kurulan kalıplarda oluşan teknik hatalar, demirlerdeki bağlanma sıklıkları ve şekillerindeki yanlışlar, kolonlarda yetersiz bırakılan paspayı gibi konular, uygulama konusundaki eksikliklerden bazılarıdır. Bu nedenle yapının projesi olup olmadığının yanında deprem yönetmeliği konusunun dikkate alınıp alınmadığına ve zemin etüdünün yapılıp yapılmadığına mutlaka dikkat edilmesi gerekir. Yapının ruhsatı olup olmadığı ve denetimlere tabi tutulup tutulmadığı da ayrıca incelenmelidir.
Binaların nasıl güçlendirilmesi gerektiğine dair sorularınız hakkında merak ettiğiniz tüm konular için Carbonier markamızla iletişime geçebilir, daha detaylı bilgi alabilirsiniz.
Depreme dayanıklı yapılar, deprem esnasında ya hiç zarar görmeyecek ya da olası hasar en aza indirgenecek şekilde tasarlanmış yapılardır. İnşaat sektöründeki teknolojik gelişmelerle birlikte özellikle yeni binalarda depreme dayanıklı yapıların inşa edilmesinde kullanılan malzemelere her geçen gün yenileri eklenerek inşaat kalitesi artırılır ve daha güvenli yaşam alanlarına sahip olmamız sağlanır. Depremde yeni binaların yıkılmasını önlemek için alınabilecek birçok önlem vardır. Bunlardan bazıları şu şekilde sıralanabilir:
Yeni bina inşaat kalitesi detayları ele alındığında yüksek standartlara uygun yapı malzemelerinin kullanılması önem taşır. Carbonier, size bu konuda en uygun ve en yenilikçi alternatifleri sunar.
Bina güçlendirme sistemleri uygulanmalarında Carbonier’in güvenilir ve kaliteli teknolojilerinden yararlanabilirsiniz. Kaliteli malzeme ile depreme dayanıklı yapılar inşa ederken bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Zemin etüt çalışmaları, depremde yeni binaların yıkılması konusunda yaşanan endişede ayrıca önemlidir. Burada dikkat edilecek temel nokta deprem yönetmeliğine uygun zemin seçimi yapılması gerekliliğidir. Zemin etüt raporu, zemin üzerinde hayata geçirilecek olan yapının projelendirilmesi aşamasında hayati bir yere sahiptir. Çünkü buradaki yapının fay hattıyla olan mesafesi, durumu ve cinsi, depreme olan dayanıklılığı konusunda bilgi verir. Bu sayede evinizin daha sağlam olması için önlem alabilirsiniz.
Önceki yazımıza https://www.carbonier.com/blog/yapi-guclendirme-projelerinde-risk-yonetimi linkinden ulaşabilirsiniz.
© Copyright Carbonier. Tüm hakları saklıdır.