Bina güçlendirme sistemleri uygulaması, deprem riskine karşı alınabilecek bir önlemdir. Yapısal güçlendirme konusunda, üç temel yöntem vardır. Bu yöntemler FRP, FRCM ve mantolama sistemiyle güçlendirmedir. Teknik donatı tekstilleri kullanımıyla gerçekleştirilen FRP ve FRCM güçlendirme sistemleri, mantolama sistemine oranla daha yenilikçi bir yaklaşım olmasından dolayı uygulamada kolaylık sağlar. Fakat çoğu zaman bu detay ihmal edildiği için olası depremlerde yapıların dayanıklılığı büyük ölçüde tehlikeye girer. Herkesin sağlığı ve güvenliği adına bu konuda bilinçlenilmesi ve gerekli tedbirlerin alınması gerekir.
İstanbul gibi yoğun nüfusun olduğu bölgelerdeki betonarme yapıların tasarım ve uygulama aşamalarında, bölme duvarlarının taşıyıcı sisteme olan etkilerine özen göstermesi gerektiği artık daha fazla önem kazandı. Yapılan deneysel çalışmalar, çerçeveler içindeki bölme duvarlarının betonarme çerçevelerin yatay yük taşıma kapasiteleri ve davranışına büyük etki sağladığını ortaya koymuştur.
Ülkemizde yaygın olarak kullanılan FRP güçlendirme, cam ve karbon birleşiminden oluşan lifli polimerlerin taşıyıcı sistem elemanlarının yüzeylerine epoksi reçine yapıştırılması biçiminde gerçekleştirilir. FRCM yani kumaş fiber takviyeli çimentolu matris güçlendirme ve onarım sistemi uygulaması ise günümüzde yeni yeni popülerlik kazanmaya başladı.
FRCM, genellikle duvar ve beton gibi yapıların dış takviyesine uygun bir kompozit sistemdir. Modern yapıların güçlendirilmesinde kullanılan bir yöntemdir. Genel olarak çelik ve beton sistemlerine benzer bir işleyişe sahiptir.
FRCM güçlendirme hafif bir uygulamadır. Hasarlı yapıları ince bir malzeme tabakası desteğiyle onarır ve güçlendirir. Zorlu alanlar için de başarılı sonuçlar sağlar.
Korozyon hasarının onarımı için de uygundur. Hatta korozyonu ve artan yükü azaltır. Sünek bir yapıda olduğundan daha az kayma etkisi gösterir. Zamandan tasarruf etmenize katkıda bulunur.
İnşaat ve yapı sektöründe son yıllardaki yenilikler sayesinde onarım ve güçlendirmeler artık daha rahat ve hızlı bir şekilde gerçekleştiriliyor. Özellikle yapı kimyasallarıyla fiber teknolojisi ışığında geliştirilen yepyeni malzeme ve metotlar, bu alanda çalışanların işini oldukça kolaylaştırıyor. Kumaş fiber takviyeli çimentolu matrisler yapının kullanım alanını olumsuz etkilenmemesinden kaynaklı olarak sıklıkla tercih edilmesini sağlamaktadır.
FRCM güçlendirme uygulamasında tercih edilen malzemeler; karbon elyaf ızgaranın yanı sıra alt tabakaya sabitlenmeyi kolaylaştıran özel yüksek dirençli çimento bazlı yapıştırıcılardır. Üstün nitelikli FRCM teknik donatı tekstili ürünlerimizin genel özellikleri ve detaylarını inceleyelim:
Kireç esaslı güçlendirme harcı ve FRCM karbon güçlendirme filesiyle tarihi yapıların hem onarımı hem de güçlendirilmesi mümkündür.
Karbon ve bazalt elyaflar bir arada kullanılarak özel kaplamayla birlikte tasarlanmıştır.
Bazalt’ın lav kökenli kayaçlardan elde edilebilmesi özelliği yapısından kaynaklı olarak alkali dayanımlı olmasını sağlar. Dolayısıyla yapıların içindeki zararlı tuz ve diğer sebeplerden uzun yıllar boyunca etkilenmeden kalabilmesini sağlar. Bazalt FRCM sistemleri, çimento ya da kireç esaslı malzemelerle de kullanılabilmektedir.
Alkali dayanımlı cam elyaf, çok hassas bir elyaf çeşidi olarak birden fazla mineralin ısıtılmasıyla oluşturulur. Bu elyafların çapları 14-24 mikron arasındadır. Üzerindeki kaplama sayesinde yapıda meydana gelen etkilere karşı yüksek direnç gösterirler ve zamanla deforme olmazlar.
FRCM güçlendirme; pürüzü bulunan, düzensiz ve nemli yüzeyleri onarmak, korumak ya da güçlendirmek için ideal bir seçenektir. Bu yöntem sayesinde yapıya ekstra herhangi bir ağırlık ve kalınlık gerektiren işlemler uygulamadan sorunlar başarıyla çözülebilir. Ayrıca, kurulum maliyetini de düşürmesi yönüyle bütçe dostudur.
FRCM güçlendirme yapılan betonarme kirişler, özellikle deprem anında başarılı bir performans gösterirler. Kumaş fiber takviyeli çimentolu matrislerin uygulandığı betonlar, çelik takviyeli betonlara oranla daha düşük eksenel yüklemede, yüksek performans özellikler gösterirler. Yeni geliştirilmiş kompozitlerden üretilen kumaş fiber takviyeli çimentolu matris, betonarme kirişlerin güçlendirilmesi konusunda kalıcı bir çözümdür.
Bugün tüm dünya genelinde kabul edilen bir gerçeklik, kentleşmenin doğa için risk oluşturabilecek çevre etkilerine sahip olduğudur. Ülkemizde de deprem gibi doğal afetlerin sıkça yaşanıyor olması hem kentleşme hem de kent planlama süreçlerinde göz ardı edilmemesi gereken bir faktördür. Binaların yapısından, altyapı çalışmalarına kadar her alanda doğal afetlere karşı tedbirler alınmalıdır.
Son yıllarda, kentlerimizdeki nüfus artışı ve yerleşim alanlarının genişlemesi hem sosyal hem de ekonomik açıdan pek çok zorluğu da beraberinde getirirken çevresel sorunların da çıkmasına neden olmaktadır.
Günden güne artan iklim değişikliğinin etkileri de, büyük şehirlerin yaşadıkları zorlukları daha da artırmaktadır. Tüm bu sorunların üstesinden gelebilmek için toplum olarak birlikte çalışmak ve gerekli planlamaları yapmak son derece önemlidir.
Örneğin; kentleşme ve bina uygulamalarında doğaya uygun malzemeler kullanılarak yeşil alanlar korunabilir, atıkların yönetiminde hassas davranılabilir ve enerji tasarrufu sağlanabilir. Böylece doğanın korunmasıyla beraber modern yaşam standartlarına uygun bir çevre yaratılabilir. Dikkat edilen tüm bu etkenlerle çok daha uzun ömürlü, sağlıklı ve güvenli yapılar elde edilebilir. Çevresel faktörler göz önüne alındığında yapı ve yerleşimlerde şu konular dikkate alınabilir;
Yalnızca yeni binalarda değil, beton ve yığma yapıların yanı sıra tarihi yapılarda da kireç esaslı güçlendirme harcı ve FRCM karbon güçlendirme filesi desteğiyle hem onarım hem de güçlendirilme işlemine olanak tanır.
Yapısal güçlendirme, beton onarımı, kuvvet koruması, korozyon kontrol ve koruması için kaliteli çözümler sunar. Ayrıca depreme karşı güçlendirmeye ihtiyaç duyulan tarihi eserlerde, kubbelerde ya da anıtlarda, kolon-kiriş ve döşemelerinde uygulanabilirler.
Tarihi eserlerin geçmişten günümüze kalan önemli yapıtlar olmaları ve korunmaları kültürel mirasımız için büyük önem taşır. Yapıtların bakım, onarım, restorasyon ve güçlendirmeleri titizlikle yapılmalıdır. Tarihi eserin yapısal dayanımı yapının strüktürel sisteminin yanı sıra geometrik formu ve kullanılan malzemenin karakteristik dayanımı şeklinde üç etmene bağlıdır. Bu yüzden zamanla aynı tür yükler altında farklı yapısal hareketler meydana gelebilir.
Tarihi eser güçlendirme çalışmalarında herhangi bir yapısal ek tasarlanmasına gerek görülürse, temel ilkeler eserin yapısal problemi ve özgün mimari özellikleriyle bir bütün halinde yorumlanarak FRCM Güçlendirme uygulanmalıdır.
Yapılarda zaman içerisinde maruz kalınan ağır yükler ve uygulama hatalarına bağlı olarak çeşitli hasarlar meydana gelebilir. Her yapı özelinde mutlaka bir tasarım ömrü bulunur. Bu ömür, binanın kullanımı esnasında tasarımında öngörülmeyen çevresel etkenler ya da tasarım yüklerinin üzerinde zorlanması sonucunda yapıların güvenlikleri tehlikeye girebilir. Bu noktada güçlendirmeye ihtiyaç duyulur.
Ülkemizde yaşanan depremlerin sıklığı ve bölgelerdeki yayılımı, kişilerin bu konuda daha çok destek almalarını gerektirmiştir. FRCM güçlendirme uygulamaları yapılar üzerinde uygulanmaya başlamıştır. Bir binanın yapı malzemelerine, elemanlarına ya da sistemlerine ek bir güç vermek ancak güçlendirme sistemleriyle mümkündür. Böylelikle bir binanın daha güçlü ve esnek hale getirilmesi sağlanmış olur. Aynı zamanda bina, deprem gibi doğal afetler esnasında daha dayanıklı hale gelir.
FRCM güçlendirme aşamasına karar verdiğinizde uzman ekipten oluşan danışmanlık hizmeti almak, işlem yaparken doğru yol haritanızı çizebilmeniz açısından son derece önemlidir. Süreçte karşılaşabileceğiniz tüm konular için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
© Copyright Carbonier. Tüm hakları saklıdır.