Modern inşaat sektöründe “Yapı kimyasalları nedir? Ne için kullanılmaktadır?” soruları sıkça merak edilenler arasında yer almaktadır. Yapı kimyasalları en genel tanımıyla sıvı, macun veya toz formunda kullanılan yapıştırıcılar olarak adlandırılabilir. İnşaat sektöründe en çok karşımıza çıkan yapı kimyasalları, özellikle eski dönemlerde fayans ve seramik yapıştırmak için kullanılan yapıştırıcılara alternatif olarak oluşturulmuştur. Bu kimyasalların eski yapıştırıcıların yerine kullanılmasındaki en büyük etken çevre dostu ürünler olmasıdır. Günümüzde birçok alanda kullanılan bu malzemeler, özellikle inşaat sektöründe yapı güçlendirmesi ile daha sağlam ve dayanıklı olabilmesi için önemli bir yere sahiptir. Bu nedenle malzemelerin kullanımı bilinçli şekilde yapılmalı ya da konunun uzmanlarından destek alınmalıdır.
Yapı kimyasalları denilince akla ilk gelen katkılar olan beton katkıları kum ve suyun karıştırılmasından oluşturulmaktadır. Metal bazlı olmayan bu katkılar sayesinde beton sertleştirilirken özellikleri değiştirilebilir ve ilgili betonun kalitesinin artması sağlanabilir. Kendi içerisinde temelde üç başlık altında incelenebilir:
Plastikleştiriciler, eklendiği maddenin akışkanlığını arttırarak özellikle gıda paketlemelerinde kullanılmaktadır. Bunun dışında plastik, çimento ya da beton karışımlarında da kullanılabilmektedir. Plastikleştiricilerdeki asıl amaç malzemenin esnekliğini maksimum düzeye çıkararak akışkanlığını arttırabilmektir.
Hava kabarcıkları genellikle karıştırma sonrasında ve betonun sertleşmesi esnasında oluşabilen, beton içerisinde oluşan kabarcıklardır. Bu katkı, genellikle beton yollar, havaalanları ya da su yapılarında kullanılmaktadır. Yöntemin kullanılmasının amacı betonun içerisinde bulunan hava kabarcıklarından faydalanılarak betonun ısınıp soğumasındaki donma ve çözünme direncini arttırmak hedeflenmiştir.
Beton ilk oluşturulduğunda sabit bir rengi mevcuttur. Ancak betonun uygulandığı alanlarda bazen bu renkler hoş görüntüler oluşturmaz ve yamalı izlenimi verebilir. Bunun önüne geçebilmek adına ilgili betonun içerisine betonun istenilen renge gelmesini sağlamak amacıyla yapı kimyasallarından olan çeşitli renklendiriciler eklenebilmektedir. Bu renklendiriciler yardımıyla betona renk ve doku verilebilmektedir.
Yapıştırıcılar ve sızdırmazlık ürünlerini kendi içerisinde üç temel gruba ayırmak mümkündür. Bunlar;
Fayansların etkili şekilde yerleştirildiği yerde kalmasını sağlayan güçlü yapı kimyasallarına fayans yapıştırıcılar adı verilmektedir. Birçok farklı yüzeyde kullanılabilen bu yapıştırıcılar, kendi içerisinde en genel tanımıyla epoksi, dispersiyon ve çimento olmak üzere üçe ayrılmaktadır.
Derz dolguları, özellikle fayans, porselen ya da seramik gibi kaplamalarda iki farklı yüzey arasında kalan boşlukları kapatmak için kullanılan yapı kimyasallarıdır. Derz dolgularının kullanılmasındaki amaç açık alanların dış etkenlerden korunmasını sağlamaktır. Aynı zamanda bu uygulama yapılmadığında yaşanan ısı değişimleri neticesinde malzemelerin esneme şansı ortadan kaldırıldığı için ilgili malzemelerde kırılmalar yaşanabilmektedir. Derz dolguları kendi içerisinde iki farklı gruba ayırmak mümkündür. Bunlar; çimento esaslı derz dolguları ile epoksi esaslı derz dolgularıdır.
Bir yapı malzemesi ile suyun sürekli teması, ilgili yapı malzemesi üzerinde olumsuz etkiler yaratacaktır. Bu durumun oluşmaması için bu malzemeler ile birlikte su yalıtım malzemelerinin de kullanılması gerekmektedir. En genel tanımıyla su yalıtım malzemeleri, ilgili yapıyı suyun olumsuz özelliklerinden koruyarak yapının ömrünün uzamasına olanak tanır. Özellikle suyun sızdırılmamasını sağladığı için teras gibi dış mekanda bulunup suyla temas eden alanların suyu iç mekanlara geçirmesinin önüne geçmektedir. Su yalıtım malzemeleri, hem iç mekanlarda hem dış mekanlarda kullanılabilen yapı kimyasallarıdır. Özellikle küfün oluşmamasında önemli bir rol oynamaktadır.
Yalıtım malzemeleri kendi içerisinde ısı yalıtım malzemeleri, ses yalıtım malzemeleri ve mantar yalıtım malzemeleri olarak üç gruba ayrılmaktadır.
Isı yalıtımı, farklı ısıda bulunan iki ortamın bu sıcaklıklarını kendi içerisinde korumasını sağlayarak birbirleriyle ısı alışverişi yapmamasını sağlamaktır. Bu yalıtımın yapılmasında ise ısı yalıtım malzemeleri kullanılmaktadır. Isı yalıtım malzemelerinin ısı iletim katsayıları çok düşüktür. Bu nedenle ısı iletimini minimum düzeyde yapmaktadır. Isı yalıtım malzemelerinin bir diğer özelliği ise hafif ve kokusuz yapı kimyasallarından olmasıdır. Bu sayede bakteri ya da böcek oluşumunun önüne geçerek ısı yalıtımının sürekliliğini sağlamaktadır. Ayrıca ısı yalıtımı yaşam alanlarının daha konforlu ve yaşanabilir hale gelmesini sağladığı için önem arz etmektedir.
Gürültü bir çevre kirliliği olarak kabul edilmektedir. Bu kirliliğin getirdiği olumsuzlukları minimuma indirmenin en kolay yolu ses yalıtımı yaptırmaktır. Günlük hayatta kullandığımız birçok ürün aslında bu görevi görebilmektedir. Örneğin evlerimizde kullandığımz halılar da ses yalıtımı için bir görev yapmaktadır. Ancak halıları her alanda kullanmak mümkün olmadığı gibi bu alanda daha etkili çözümler sağlayabilecek birçok farklı yol vardır. Bu konuda da ses yalıtım malzemeleri yardımcı olabilmektedir. Ses yalıtım malzemeleri, hemen hemen her binada kullanılabilen ve kullanıldığı alanlardaki ses izolasyonunu sağlayan malzemelerdir. Ayrıca bu malzemelerin bazılarının özelliklerinden kaynaklı olarak ısı yalıtımı yaptığı da bilinmektedir.
Mantar yalıtım malzemeleri özellikle parkelerin altında kullanılan ve sert döşemelerde yürürken çıkan rahatsız edici seslerin engellenmesinde kullanılan yalıtım malzemeleridir. Genellikle parke altında kullanılan mantar yalıtım malzemeleri, ses ve darbenin minimum iletilmesinin yanı sıra çeşitli özellikleri sayesinde hem ısı yalıtımı hem de titreşimi engellemede yardımcı olur. Titreşimlere uzun süreli maruz kalmak insan sağlığını olumsuz yönde etkileyeceğinden; mantar yalıtım malzemeleri, jeneratör, kompresör ve yüksek devirli motorların bulunduğu alanlarda titreşimi engellemek için yardımcı olur. Bu yöntem özellikle konut, okul vb. alanlarda ise sesin, ısının ve darbenin iletilmesini engellemek için kullanılabilmektedir.
Koruyucu kaplamalar, özellikle bağlantı noktaları başta olmak üzere elektrik devre bileşenlerinin uçları ve açıkta kalan izlerin korozyondan korunmasını sağlamaktadır. Bunu yapabilmek adına da koruyucu kaplama malzemeleri kullanılmaktadır.
Günümüzde yapı kimyasalları, hem bina hem de inşaatlarda kullanılan ve yapının daha sağlam olmasını sağlayan yardımcı malzemeler olarak tanımlanabilmektedir. Günümüzde kullanılan bu kimyasallar geçmiştekilere nazaran daha farklı özelliklere sahiptir:
Binalarda yapı kimyasallarının kullanım alanı oldukça geniştir. Bunlar şu şekilde sıralanabilir:
Yukarıda da belirtildiği üzere bina güçlendirme teknikleri kullanılırken en büyük yardımcılarımızdan biri de bu kimyasallarıdır. Bina güçlendirme işlemleri ise özellikle deprem bölgesinde olan ülkemiz için ayrı bir öneme sahiptir. Bu nedenle yapısal güçlendirmeler yapılırken kullanılacak olan malzemelerin de çok dikkatli seçilmesi gerekmektedir. Yapısal olarak güçlendirme yapmak istediğimizde FRP ve FRCM teknikleri kullanılabilmektedir. Bu tekniklerin en doğru şekilde kullanılması için ilgili yapı malzemelerine ulaşmanızda Carbonier olarak sizlere destek olmayı hedeflemekteyiz. Geniş ürün yelpazemiz sayesinde karbon kumaş donatı tekstili, bazalt donatı tekstili ve hibrit donatı tekstili gibi ürünlere Carbonier güvencesiyle ulaşabilirsiniz.
Önceki yazımıza https://www.carbonier.com/blog/rotre-nedir-rotre-catlagi-nasil-engellenir linkinden ulaşabilirsiniz.
© Copyright Carbonier. Tüm hakları saklıdır.