Kıbrıs adasının tarih boyunca geçirdiği tüm dönüşümleri üzerinde taşıyan, Lefkoşa'nın tam kalbinde yükselen muazzam bir yapı var: Selimiye Cami(1). Gotik mimarinin görkemli çizgileriyle yükselen bu abidevi yapı, sadece bir ibadethane değil, medeniyetlerin kesişim noktasında yer alan yaşayan bir tarih hazinesidir(2).
Kıbrıs Selimiye Cami'nin tarihi, 13. yüzyılın başlarına, Kıbrıs'ın Fransız Lusignan hanedanı tarafından yönetildiği döneme kadar uzanır(3). İnşasına 1209 yılında başlanan yapı, tam anlamıyla bir Fransız gotik katedrali örneğidir(2). Asıl adıyla St. Sophia Katedrali, dönemin en büyük dini yapılarından biri olarak tasarlanmıştır(4).
Yapım süreci yaklaşık bir asır sürmüş ve 1326 yılında tamamlanarak ibadete açılmıştır(3). Katedral'in en önemli özellikleri şunlardır:
1570 yılında Kıbrıs'ın Osmanlı İmparatorluğu tarafından fethedilmesiyle, yapı önemli bir dönüşüm geçirmiş ve Osmanlı'nın geleneksel anlayışı doğrultusunda camiye çevrilmiştir(2). 1954 yılında ise Kıbrıs Müftüsü camiye "Selimiye Cami" adını vermiştir(5). Bu dönüşüm sırasında gerçekleştirilen değişiklikler şunlardır:
Selimiye Cami, bugün hâlâ Lefkoşa'daki en büyük ve en etkileyici dini yapılardan biri olarak hem ibadete hem de ziyarete açıktır(1). Kıbrıs Türk halkı için dini ve kültürel önemi büyük olan bu eser, ayrıca UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer almasıyla da dikkat çeker(6).
Ancak bu denli eski ve değerli bir yapının yüzyıllar boyunca maruz kaldığı faktörler zamanla yapısal sorunlara neden olmuştur:
Bu unsurlar, taşıyıcı sistemlerinde zamanla zayıflamalara neden olmuştur(7).
Yapının hem kültürel miras olarak korunabilmesi hem de güvenli bir şekilde varlığını sürdürebilmesi amacıyla, yakın zamanda tarihi eser güçlendirme ve restorasyon çalışmaları başlatılmıştır(7). Bu çalışmalar, tarihi dokuya zarar vermeyecek modern tekniklerle yürütülmektedir:
Selimiye Cami'nin güçlendirme sürecinde, Carbonier tarafından geliştirilen karbon donatı tekstilleri ve buna özel teknik yardımcı ürünler, yüklenici firmaya tedarik edilmiş ve yapının gerekli görülen bölümlerinde başarıyla uygulanmıştır. Bu değerli projenin bir parçası olmak, Carbonier için son derece anlamlıydı.
Karbon takviyeli tekstiller, özellikle tarihi yapılara zarar vermeden güçlendirme yapılmasına olanak tanır:
Bu sayede, hem taşıyıcı sistemler güçlendirilmiştir hem de yapının tarihi bütünlüğü korunmuştur.
Tarihi yapılara değer vermek, sadece geçmişe saygı değil, geleceğe sorumluluktur. Böylesine derin anlamlar taşıyan bir esere katkı sunmak, Carbonier için bir teknik başarıdan çok daha fazlasıdır. Selimiye Cami’nin güçlendirme sürecine katkı sunmaktan büyük bir gurur ve mutluluk duyuyoruz. Bu değerli yapının, nice yüzyıllar boyunca ayakta kalması ve insanlığa ilham vermeye devam etmesi en büyük temennimizdir.
Önceki yazımıza https://www.carbonier.com/blog/kentsel-donusum-yerine-guclendirme-ne-zaman-daha-avantajlidir linki üzerinden ulaşabilirsiniz.
© Copyright Carbonier. Tüm hakları saklıdır.